Yazıyı Takip Et
Yazan Administrator
Mart 24, 2010 20:13

Hayatın ilk haftasından itibaren beslenme tarzı ne olursa olsun (formüla veya anne sütü fark etmez) tüm bebeklere en az bir yaşına kadar, tercihen 3 yaşına kadar günde 3 damla D vitamini uygulanmalıdır.
D vitamini eksikliği ülkemiz açısından
önemli bir problem. Bu eksikliğin oluşmaması için kampanyaların
düzenleniyor. Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ahmet Özen, “Hayatın
ilk haftasından itibaren beslenme tarzı ne olursa olsun (Formüla veya
anne sütü fark etmez) tüm bebeklere en az bir yaşına kadar, tercihen 3
yaşına kadar 400 ünite/gün D vitamini (günde 3 damla D vitamini)
uygulanmalıdır.” diyerek D vitamininin önemini vurguluyor.
Bebeklere hangi aydan itibaren D vitamini verilmelidir?
Ülkemizde maternal D vitamini eksikliği önemli bir problemdir. Bu
nedenle hayatın ilk haftasından itibaren beslenme tarzı ne olursa olsun
(Formüla veya anne sütü fark etmez) tüm bebeklere en az bir yaşına
kadar, tercihen 3 yaşına kadar 400 ünite/gün
D vitamini (günde 3 damla D vitamini) uygulanmalıdır. Bu dozdaki D
vitamini günde bir kez 3 damla olmak üzere yıl boyunca sürekli
verilmelidir.
Neden D vitamini vermek gerekmektedir?
Sütçocuğu döneminde bebeklerin ana besin kaynağı anne
sütüdür. anne sütünün 1 litresinde 12-60 IU D vitamini bulunmakta ve bu
miktar bebeklerin günlük 400 IU olan gereksiniminı karşılamamaktadır.
Benzer şekilde bu dönemdeki bebeklerin aldığı diğer besinlerde de D
vitamini yetersizdir. Bu durumda bebeklik döneminden itibaren güneş
ışınları yoluyla D vitamin sentezi veya dışarıdan D vitamini desteği en
önemli D vitamini kaynağı olmaktadır.
D Vitamini eksikliği neden olur?
Bebeklerde D vitamini kaynakları plasental geçiş, anne sütü ve güneş
ışığı yoluyla derideki sentezdir. Yaşamın ilk sekiz haftasında
bebeklerin D vitamini düzeyleri annelerinki ile paralellik göstermekte,
sonraki aylarda ise güneş ışığı daha belirleyici olmaktadır. Erken
bebeklik dönemindeki D vitamini yetersizliği açısından en önemli risk
faktörü annede D vitamini yetersizliği olmasıdır. Bebeklerin bir diğer
D vitamini kaynağı olan anne sütünde bulunan D vitamini miktarı
bebeklerin günlük gereksinimini karşılamamaktadır.
Bu durumda bebeklik döneminden itibaren güneş ışınları yoluyla vücutta
D vitamini sentezi veya dışarıdan D vitamini desteği verilmesi en
önemli D vitamini kaynağı olmaktadır. Ülkemizdeki gözlemler de
ailelerin özellikle kışın çocuklarını ev dışına çıkarmaması ve kundak gibi
güneş ışıklarıyla karşılaşmayı önleyen giyim şeklini tercih ettiğini ve
bunun da D vitamini eksikliği riskini artırdığını göstermektedir. Güneş
ışığıyla yetersiz karşılaşmanın yanında, beslenme yetersizliği,
prematürite (miadından önce doğum), çok uzun süre anne sütü verilmesi,
beslenme desteğinin yetersiz olması, düşük sosyoekonomik düzey ve
annenin eğitim yetersizliği bebeklik döneminde D vitamini yetersizliği
için risk oluşturmaktadır.
D vitamini eksikliğinin yol açtığı komplikasyonlar nelerdir?
Aktif D vitaminin temel görevi barsaklardan kalsiyum ve fosfor
emilimini sağlayarak vücudun kalsiyum/fosfor dengesini korumaktır. D
Vitamini yetersizliği çocuklarda raşitizme erişkinlerde ise
osteomalaziye yol açmaktadır. Raşitizme yol açacak kadar şiddetli
olmayan D vitamini yetersizliğinde aktif raşitizm bulguları olmasa bile
bu yetersizliğin olumsuz sonuçları oluşmaktadır. Bu durumda kemik
yapım-yıkım hızında artma, osteoporoz, hafif osteomalazi ve kalça
veya diğer kemiklerdeki kırık olasılığında artma gibi bulgular
gözlenebilmektedir. Bütün bunların yanı sıra, son yıllarda D vitamini
yetersizliğinin şeker hastalığı, koroner kalp hastalığı ve tüberküloz
için hazırlayıcı risk faktörü olabileceği ileri sürülmektedir.
Dışarıdan D vitamini almaksızın sadece güneş ışığından faydalanmak mümkün müdür?
Hiç kuşku yok ki D vitamini yetersizliğini önlemenin en fizyolojik yolu
anne ve bebeklerin yeterli güneş görmesidir. Bununla birlikte dikkat
edilmesi gereken bazı hususlar vardır. Örneğin güneş koruyucu kremlerin
D vitamini sentezini %97 oranında azalttığı ve camdan geçerek gelen
güneş ışınlarının sentez için uygun olmadığı bilinmektedir. Düşük D
vitamini düzeyine sahip annelerin yaşam şekilleri (ev içinde daha çok
zaman geçirmek, kültürel nedenlerle çocukların ev dışına çıkarılmaması,
evlerin balkonsuz olması veya güneş ışınlarını engelleyen sık
apartmanlı mahallelerde yaşamak gibi) bebeklerinin de yetersiz güneş
görmesine neden olmaktadır. Bu faktörlere kentsel hava kirliliği
nedeniyle yeryüzüne ulaşan ultraviyole ışınlarının D vitamini sentezini
sağlayacak dalga boyunda olmaması eklenmektedir.
Ülkemizdeki gözlemler de ailelerin özellikle kışın çocuklarını ev
dışına çıkarmaması ve güneş ışınlarıyla karşılaşmayı önleyen giyim
şeklini tercih etmesinin rikets riskini artırdığını göstermektedir.Bu
nedenle bütün bebeklere yaşamın ilk haftasından itibaren D vitamini
verilmelidir. Ayrıca yeterli güneş görmeyen veya D vitamini
yetersizliği bakımından riskli bir yaşam şekli olan annelere
gebeliklerinin son üç ayında D vitamini verilmelidir.
Güneşten en iyi faydayı sağlamak için ne yapmak gerekir?
Bütün hamile kadınların ve bebeklerin günde 10-15 dakika süre ile öğle
saatleri dışında güneşe çıkartılması desteklenmelidir. Çocuklar
güneşlendirilirken doğrudan güneş ışınlarına temas etmesi gereklidir ve
camdan geçerek gelen ışığın D vitamini sentezi bakımından bir yararı
olmadığı bilinmektedir. Güneşlendirme sırasında çocuğun başında şapka
olması ve kol-bacakların çıplak olması gereklidir.
Prof.Dr.Tanju YILDÖN
İç Hastalıkları Uzmanı