Önce parmağınızı cildinizde gezdirin. Cildinizin yağlı bir tabakayla kaplı
olduğunu fark edeceksiniz. Bu tabaka, sebum ve sudan oluşan cildin koruyucu
tabakasıdır. İşte bu koruyucu tabakanın içerisindeki sebum yani yağ oranı cilt
tipinizi belirler.Eğer sebum oranı az ise cildiniz kuru; fazla ise yağlı; normal
ve dengeli ise normal ve karma cilttir.
Kuru cilt oldukça incedir ve gözenekleri çok küçüktür. Görünümü mat ve serttir.
Dokununca kuru ve pürtüklüdür. Cilt kendini koruma özelliğini tam olarak yerine
getiremediği için iç ve dış faktörlerden kolayca etkilenip tahriş olur. Sık sık
gerilir, kaşınır, karıncalanır, çatlar ve soyulur. Banyodan sonra kızarıklıklar
oluşur, sabun ve kireçli su rahatsızlık verir. Fazlasıyla nemsizdir, günlük
bakım kremi kullanılmasına rağmen hala kuruluk ve gerginlik hissedilir.
Yağlı cilt kalındır ve gözenekleri çıplak gözle rahatlıkla görülecek kadar
genişlemiştir. Rengi donuk, görünümü yağlı ve parlaktır. Dokununca kaygandır.
Sık sık sivilce ve siyah nokta oluşur. Makyaj çok çabuk bozulur hatta akar.
Oldukça dayanıklıdır, en geç kırışan cilt türüdür. Karma cilt yağlı ile kuru
arasındaki cilttir; ne yağlı, ne kurudur.Alın, burun ve çene ( T bölgesi )
yağlı; yanaklar normal veya kurudur. Yanak bölgesindeki cildin tipi dış
etkenlere bağlı olarak değişebilir.
Normal cildin gözenekleri optimal açıklıktadır. Rengi pembedir. Görünümü taze ve
sağlıklıdır. Dokununca yumuşak ve pürüzsüzdür. Bir önemli not, cildiniz hangi
tipte olursa olsun, fazla güneşlenme, mevsim değişimleri ve hormonal etkenler
nedeniyle nemsizlik, hassasiyet veya kuruluk gibi sorunlarla
karşılaşabilirsiniz. Bu durumda yapmanız gereken, özel bakım programları
uygulamaktır.
Cilt bakımı için önce arındırma yani
keselemenin
cilt bakımı için önemi inkar
edilemez. Haftada bir kez cildi ölü hücrelerden korumak için keseleme
yapılmalıdır. Bedenin üst kısımlarına doğru dairesel hareketlerle yapılır.
Ardından cilt mutlaka nemlendirilir. Göğüsler, boyun el ve bacaklar dış etkilere
daha açıktır, her gün bakım ister. Cildin temel esnekliğini korumak ve ileriki
yaşlarda sarkma ve çizgileri azaltmak için genç yaşlarda koruyucu ve
nemlendiricileri kullanmak gerekir. Cilt hem sıcak hem soğuktan etkilenir.
Nemini yitirir, hassaslaşır ve kurur. Cildi sağlıklı tutmak için yıl boyunca
nemlendirici kullanmak yararlıdır. Cildin gerilmesiyle kuruduğunu anında
anlayabiliriz.
Vücudun en büyük düşmanı selülitlerdir. Genç yaşlı, şişman zayıf fark etmez.
Her kadında oluşur. Selülit, kısaca, derideki yapının bozulup, yağ
dokularının su, tuz ve metabolizma atığı maddelerle dolarak şişmesi anlamına
geliyor. Bu durum, lenf ve hücrelerarası sıvının birikmesine yol açıyor ve
deriyi "portakal kabuğu" görünümüne büründürüyor. Dolaşım bozukluğu,
kalıtım, yaş, cinsiyet, hormonal düzensizlik, hareketsizlik, iklim
koşulları, psikolojik etkenler gibi pek çok oluşum nedeni var. Sağlıklı
beslenme, spor yapma, gerekirse koruyucu kremlerle selülitle savaşılır.
Selülit sağlıkla orantılıdır.
Yeterli uyuyun : Uyku sırasında enerji yenilenir, zehirli maddeler vücuttan
atılır, dokuların beslenmesi düzelir ve hücre metabolizması normale
döner.Stresli olmayınStresliyken vücut insulin salgılar. Bu durum vücutta yağ ve
şeker birikimine yol açar.
Kilonuzu sabit tutun : Sık aralıklarla yüksek miktarda kilo alıp vermek deride
esneklik kaybına neden olur. Bu durum deri yapısını bozar ve selülit oluşumuna
zemin hazırlar.
Gelişigüzel ilaç kullanmayın : Özellikle idrar söktürücü ve müshil ilaçlarını
doktor tavsiyesi ile kullanın. Selülit, vücuttaki su-tuz dengesi
değişikliklerine son derece duyarlıdır. İlaçların kötü kullanımı bu dengeyi
bozabilir.Güneşlenirken dikkatli olun.Fazla güneşlenmek cildin yaşlanmasına ve
direncinin azalmasına neden olur. Sıcak saatlerde (12-16 arası) güneşlenmeyin ve
mutlaka güneşten koruyucu bir ürün kullanın.Kan dolaşımını engelleyen
nedenlerden uzak durun.Kan dolaşımındaki yavaşlamalar ve düzen bozuklukları
selülitin oluşmasında çok etkilidir. Bu yüzden:
- Vücudunuzu çok sıkan giysiler giymeyin.
- Sürekli yüksek topuk kullanmayın.
- Kambur durmayın.
- Kabızlık sorununuz varsa tedavi olun.
İyi soluk alıp verin: Göğsünüzü iyice şişirerek burnunuzdan derin ve yavaşça
soluk alın ve yine burnunuzdan yavaşça geri verin. Dokuların bol oksijenle
dolması, yanma işlemini hızlandırarak zehirli maddelerin vücuttan atılmasını
kolaylaştırır, selüliti engeller.
Aromaterapi yapın : Selüliti engellemeye yarayacak en etkili yağ özleri
greyfurt, portakal ve limon yağlarıdır. Çok konsantre oldukları için sadece 2 ya
da 3 damla uygulayın.Haftada 1 kez, vücudun üst kısımlarına doğru ve dairesel
hareketlerle yapılmalıdır. Dirsek, diz, kol, kalçaların üst kısımları gibi
vücudun pürtüklü bölümlerinde ısrarcı olunması, buna karşın göğüsler, boyun gibi
hassas bölümlerine uygulanmaması gerekir.
Günde en az 1,5 litre su için : Su, hem vücudu zehirli atıklardan temizler hem
de selülitli dokulardaki tuzu atarak bu dokuları temizler.
Tuzu azaltın : Tuz ve sucuk, sosis gibi tuzlu yiyecekler dokularda su
tutulmasına neden olur. Proteinli gıdaları tercih edin : Protein yönünden zengin
yiyecekleri sindirme sırasında vücut fazla enerji harcar. Bu da sağladıkları
kaloriyi azaltır.
Bol bol meyve ve yeşil sebze yiyin : Meyve ve yeşil sebzeler dokulardaki zehirli
artıkların atılmasında son derece etkilidir.
Patates, pirinç gibi nişastalı yiyeceklerle yağlı yiyecekleri bir arada
yemeyin.Nişasta fazla miktarda insulin salgılanmasına neden olur bu da yağların
organizma içine iyice yerleşmesine yol açar.
Yemek aralarında atıştırmayın.
Sigara, kahve, alkol, gazlı ve kolalı içecekler içmeyin.
Çikolata, kuruyemiş, muz, yağlı, bol salçalı ve baharatlı yiyecekler yemeyin.
Selülitle savaşmakta kararlıysanız mutlaka düzenli spor yapmalısınız. Haftada
bir kez 2 saat yürümek yerine, her gün 45 dakika yürümek çok daha faydalıdır.
Selülite karşı en etkili sporlar, yürüyüş, yüzme, jimnastik gibi kan dolaşımını
artıracak, bacak ve kalçalarınızı kuvvetlendirecek özellikte olanlardır.
Eğer spor yapmaya hiç vaktim yok diyorsanız, işte size akşamları evinizde
uygulayabileceğiniz iki egzersiz:
- Yan yatın, kolunuzu başınızın altına koyun, dizlerinizi vücudunuza dik açı
yapacak şekilde bükün ve bacaklarınızla dairesel hareketler yapın.
- Sırt üstü yatın, dizlerinizi bükün, karnınızı içinize çekin, bedeninizin üst
kısmını kaldırarak ayak bileklerinizi tutmaya çalışın.
Spordan sonra mutlaka banyo yapın ya da duş alın : Banyoda 37°C den fazla su
sıcaklığı kullanmamaya gayret edin. Spor sonrası vaktiniz varsa, banyonuzu ılık
suyla doldurun ve ayaklarınızı uzatacak şekilde oturup kalçalarınızdan
baldırlarınıza doğru soğuk duş tutun.
Arındırma (keseleme) vücut bakımının önemli bir etabıdır Cilt bakımı öncelikle
güneş ışınlarından korumayla başlar. Güneş ışınlarının en güçlü olduğu, sabah
10.00 ile 15.00 arasındaki saatlerde güneş ışınları ile direkt temastan
kaçınınız. Geniş kenarlı bir şapka kullanınız ve güneş ışınlarını engelleyen
giysiler giyiniz. Islak T-shirtlerin ve bir çok hafif giysinin güneş ışınlarını
geçirdiğini unutmayınız. UV (ultraviyole) ışınlarını süzen bir güneş gözlüğü
kullanın. Mutlaka güneş ışınlarına karşı en az 15 SPF (sun protecting factor =
güneş engelleme faktörü) lik koruma sağlayan cilt ürünleri kullanınız. Bu
ürünleri güneşle temasınızdan 30 dakika kadar önce uygulamaya özen
gösteriniz.Kış veya soğuk dönemlerde de uzun süreler güneşe çıkmak özellikle
cilt kanserleri açısından risk oluşturur. Güneş ışınlarına karşı korumanızı bu
dönemlerde de sürdürün .
Siyah cilt rengine sahip insanların ciltlerinde sadece melanin pigmentinin daha
fazla olduğunu ve o ciltlerde de kanser olabileceğini unutmayınız.Özellikle yaz
aylarında, bir an önce yanmış bir cilde sahip olmak için kullanılan, yanma
hızlandırıcı ürünlerden kaçınınızYanma hızlandırıcı ürünlerin, sadece yanık bir
ten sağladığını ve ciltte UV koruması yapmadığını, ciltte kırışıklıklara ve
kurumaya neden olduğunu unutmayınız.